Mutlu Olmak Zorunda Mıyız?

Merhaba güzel insanlar. Bu yazımda hepimiz için önemli bir farkındalık oluşturacak modern çağın en önemli sorunlarından birine değineceğim. Bildiğiniz üzere yaşadığımız yüzyılın en sık kullanılan reklam sloganlarından biri; Mutlu Olmak. Üstelik bu slogan üzerine yazılmış birçok kitap, aforizma ve yaşam öğretileri mevcut.

Farkında olmadan omuzlarımıza yüklenen bir mutlu olma zorunluluğu var artık. Hepimiz mutlu olmak zorundayız çünkü yaşadığımız hayatın ancak bu şekilde değerli olacağına inanıyoruz. Böyle düşünmüyor musunuz sizde?

Sosyal medyaya her girdiğimizde, alışverişe çıktığımızda, bir kafede oturduğumuzda etrafımızda mutlu olan ve mutlu olmak üzerine bedava aforizma dağıtan insanlar görüyoruz. Hatta onlardan biri de biziz. Ve sorun şu ki, bunu böyle yaptığımızın farkında bile değiliz.

Peki, hayatın en temel sorunu mutsuzluk mudur? Ya da mutlu hissetmek zorunda mıyız? Hadi gelin, bu konuya farklı bir pencereden bakalım.

Mutsuz Olmak Bir Yüreklendirme

Mutlu hissetmek üzerine şimdiye kadar birçok araştırma yapıldı. Mutluluğun çeşit çeşit tanımı yapıldı. Hatta artık kişilik testlerine bile konu oldu. ‘’Ne kadar mutlusun?’’, ‘’Şu kadar adımda mutluluk’’, ‘’Gelecekte seni mutluluk bekliyor mu?’’ gibi birçok başlıkla karşılaşıyoruz.

Reklam panoları, televizyon programları, kişisel gelişim kitapları ve son zamanlarda çok popüler hale gelen spiritüel yaklaşımlar… Hepsi bize ‘’Mutlu ol, Mutlu Hisset’’ diyor. Ama ben, geçenlerde tüm bunların tersini savunan bir kitapla karşılaştım. Wilhelm Schmid tarafından yazılmış olan; ‘’Mutsuz Olmak’’ kitabı.

Mutsuzluk Bir Hastalık Değildir

Güzel insanlar, adı geçen kitapta çok şey anlatılıyor hepinize tavsiye ederim ama ben oradan yalnızca şimdi ihtiyacımız olan ufak bir alıntıyı paylaşacağım sizlerle. ‘’Hakikati istediğiniz gibi eğip bükemezsiniz.’’ Evet, yazarımız tam olarak böyle söylüyor.

Yani bunun karşılığı şu; İlle de mutlu olmak için kendinizi kasmayı bırakın çünkü yaşamda zorluklar da vardır. Duygular iyi veya kötü diye ayrılmıyor. Onların her biri bizim için gönderildi ve yaşamamız, onlarla olgunlaşmamız gerekiyor. Şu an mutsuz hissediyorsanız, hakikat budur. Kendinize ‘’İyi hissetmem lazım’’ ya da ‘’Hemen toparlanmam gerek’’ diye ardı arkası kesilmeyen zorunluluklar yüklemeyin.

Peki, Ne Diyeceğim?

‘’Mutlu olmak zorunda değilim. Mutsuz hissettiğim için hasta veya hayattan keyif almıyor da değilim. Ben, bana gelen her türlü duyguyla tamamım. Şimdi sahip olduğum duyguda kalıp, onu her haliyle hissedeceğim.’’

İşte, kendinize hangi ruh halinde olursanız olun bunu söyleyebildiğiniz an, ne mutluluk peşinde koşuyor olacaksınız ne de mutsuz olmamak için direniyor olacaksınız. Gerçek özgürlük, her şeyi olduğu gibi kabullenmektir.

Sevgilinizden ayrıldığınız için berbat hissediyor olabilirsiniz. Ama bir düşünsenize, şimdi bu kadar acı çekmiyor olsaydınız, bir sonrakinde yine aynı hataları yapıyor olacaktınız. İşte buna büyümek diyoruz.  Büyümekten korkmayın.

Daima Kendinde Kalmak

Ama bu durumu olumlu düşünceyle karıştırmayın. Çünkü eğer olumlu cümlelere ya da olumlu düşünceye odaklanırsanız, bu kez kendinizi bunun için zorlayacaksınız. Olumlu düşünmek için. Şimdi bunların hepsini bırakıp, şöyle bir rahatlayın. Olayımız şu; KABULLENMEK.

Eğer, duyguları olduğu gibi alır ve kabul ederseniz onlarla yaşamanın yolunu da bulmuşsunuz demektir. E bundan sonra da çikolatayı mutlu hissetmek için değil, yalnızca sevdiğiniz için yersiniz. Mutsuzluğa da cesaretle kollarınızı açıp, ‘’Seni tanıyorum dostum, hadi gel!’’ diyebilirsiniz.

Son olarak, siz Maviname okurusunuz! Acıyı da aşkı da dibine kadar yaşayacaksınız. Kim korkar hain kurttan!

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: