Ruhumuzu ve Damağımızı Neşelendiren ‘Çikolata’

RUHUMUZU VE DAMAĞIMIZI NEŞELENDİREN ÇİKOLATA

Yediden yetmişe herkesin sevdiği ve yaşamın en güzel lezzetlerinden biri olan çikolatayı bu yazımızla birlikte daha yakından tanıyoruz.

Tanrıların Yiyeceği

İspanyollar tarafından dünyaya tanıtılan çikolata parçacıklarının ana vatanı Orta ve Güney Amerika bölgesidir. Kristof Kolomb, dünya gezisi sırasında kakao parçacıklarını keşfederek İspanya’ya kadar yanında taşımış ve orada bulunan kral ile kraliçeye sunmuştur. Bu ikramın ardından kakao yetiştirilmesi için kralın onayı alınmış ve hemen ardından bu muhteşem besin tüm dünyada yayılmaya başlamıştı. Bu bilgilerin yanında şunu da belirtmemizde fayda var; kakao ağaçlarının Latince ismi olan Theobrama, Türkçeye ‘Tanrıların Yiyeceği’ şeklinde çevrildiği için söz konusu tabire pek çok yerde rastlayabilmeniz mümkün.

Rahatlık Hissi ve Mutluluk Kaynağı
İçinde birçok antioksidan barındıran çikolata parçacıkları bu özelliği sayesinde zihnimizin rahatlamasına yardımcı oluyor. Kokusunun beyindeki theta dalgalarını uyarması, biyoaktif besin bileşenleri içermesi mutluluk olarak adlandırdığımız seratonin hormonunu salgılamamıza sebep oluyor. Sonrası ise hepimizin bildiği üzere; kocaman bir mutluluk.

Bakın Sağlık İçin De Gerekliymiş
Kakao, kardiyovasküler sistem için de oldukça fayda sağlayıcı bir besin. Her gün az miktarda bitter çikolata tüketmek kalp hastalıklarını ciddi ölçüde engelliyor. Bunun yanında, küçük bir ısırığa denk düşen çikolata parçacığı, insana 55-60 metre yürüyecek kadar enerji veriyor. Bu sebeple spor öncesi tüketilmesi tavsiye edilebilir.

Bilinenin Aksine Sivilce Yapmıyor

İçinde barındırdığı çinko, selenyum ve potasyum gibi mineraller sayesinde cilde çok iyi geldiği uzmanlar tarafından açıklandı. Yeterli miktarda tüketildiği takdirde sivilcelenmeye sebep olmuyor. İngiltere’de varlığını sürdüren Lycotec firması tarafından üretilen Esthechoc adlı çikolatanın ise yaşlanmayı geciktirici bir özelliğe sahip olduğu öne sürülüyor.

İçindeki Kafein Miktarı Oldukça Az
Uzun zamandır süregelen bilgiler doğrultusunda çikolatanın kafein miktarının çok yüksek olduğunu kabul etmiş durumdayız. Ancak durum bundan farklı. Kahve ile kıyaslandığında kafein miktarı oldukça düşük. Örneklendirecek olursak; 300 gr çikolata yalnızca 20 miligram kafein içeriyor.

Zihnin Daha İyi Çalışmasını Sağlıyor

Daha önce İngiltere’de bilim adamları tarafından yapılan deneylerde, MR öncesi kakaolu içecek içmiş ve içmemiş olan iki kişi üzerinde bir deney yapılıyor. Ve elde edilen sonuçlar, kakaolu içeceği tüketen kişinin beyin aktivitesinin daha yüksek olduğunu gösteriyor.

Çikolatanın Tarihteki Yeri

İkinci Dünya Savaşı sonrası ele geçirilen bir mektup ile ilginç bir bilgiye ulaşılmış. Naziler, Winston Churchill için planladıkları suikast girişimine çikolatayı da dâhil etmişler. Ortaya çıkan mektupta yazılı olan bir detay, içine patlayıcı düzenek yerleştirilmiş bir paket çikolatanın varlığını bizlere gösteriyor.

Kokusunun Yoğun Etkisi
Vazgeçilmezimiz olan çikolatanın, kokusu ve tadı sayesinde bizi rahatlatıcı bir etki yarattığını söylemiştik. Bu güçlü bilgiyi pekiştirmek adına küçük bir örnek vermek istiyoruz: Dominique Persoone isimli çikolata üreticisinin icat ettiği ‘Çikolata Koklama Makinesi’. Bu icat sayesinde pek çok insan çikolata tüketmeden yalnızca cihaz yardımıyla mutluluk hissini yakalayabiliyor.

Azı Yarar Çoğu Zara

Çikolatanın dünyanın en lezzetli besinlerinden biri olduğu gerçek. Ancak fazla tüketildiği zaman sağlığınıza ciddi zararlar verebilir. Bir insanın vücudunun dayanabileceği çikolata sınırı 10 kg. Ancak bildiğiniz üzere besin tüketiminde sınırları zorlamak pek doğru değil.
Her anınızın çikolata tadında olması dileğiyle. 🙂

Seval Dağlı

Felsefe mezunu. Araştırmacı. Çok gezer. Çok sever.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: