Bir Seri Katile Dönüşmek

SERİ KATİLLER HAKKINDA NE BİLİYORUZ?
Şimdiye kadar seri katillerin zihin yapısını ve şiddet eğilimli eylemlerini hangi sebeplerle gerçekleştirdiklerini hiç merak ettiniz mi? Son zamanlarda artan tartışmalarla birlikte sizler için bir araştırma yaptık ve artık dillere pelesenk olmuş ‘’Katil Psikolojisi’’nin derinlerine indik.

19. yy zamanından bu yana birçok dedektif ve psikiyatrist katil psikolojisi üzerine yoğunlaştı. Ve bu konu hakkında çeşitli makaleler yazıldı. Peki, nedir bu ağızlarda dolaşan katil psikolojisi?

ARAŞTIRMALAR BİZE NE GÖSTERİYOR?
Öncelikle neden ‘seri katil’ tanımını kullandığımıza değinelim. Birbirinden farklı periyotlarda üç ve daha fazla insanı öldüren kişilere ‘seri katil’ deniliyor. Ve bir kişinin seri katil olmasında yaşadığı ülke koşullarının, topluma özgü katı kuralların önemli rol oynadığı bilim insanları tarafından ortaya atılan bir bulgu.

Bireylerin doğduğu andan itibaren maruz kaldığı öfke, korku, üzüntü, sevgisizlik gibi unsurlar, hatta çoğu zaman yaşadığı istismar, o kişinin kusurlu bir ahlak anlayışına sahip olmasına neden oluyor. Sonucunda ise cinayete yönelme ihtimali yüksek oluyor. Sevgi, saygı, başarı, beğenilme, korunma ve daha pek çok gereksinimden yoksun bir şekilde yaşamını sürdüren insanın; yakıp yok etme güdüsü beslenme imkânı buluyor. Ve kişi, bastırılmış gereksinimlerini gidermeye çalışırken kendini bir anda kanlı bir vahşetin başrolünde buluyor.

KURBANLAR KATİLİN GEÇMİŞİNDEN İZLER TAŞIYOR OLABİLİR
Seri katillerin kurbanları aslında bize pek çok şeyi anlatıyor. Bir zamanlar Londra’da varlığını sürdürmüş olan, yerlilerin korkulu rüyası ‘Karındeşen Jack’ ın hayat kadınlarının karınlarını parçalayarak öldürdüğünü biliyor muydunuz? Eh, adı üstünde. Karındeşen. Ama biz burada cinayet hedefi olarak hayat kadınlarını seçmiş olmasının altını çizmek istiyoruz. Bu seçiminden yola çıkarak, zihninde kadınlara dair bir travma oluştuğunu tahmin etmek güç değil.

man with face paint

Tam bu noktada tıpkı Jack gibi kadınları cinayet hedefi olarak seçen bir başka ismi, Gary Ridgway’i örnek göstermemiz yerinde olacaktır. ABD’nin en ünlü seri katillerinden biri olan Ridgway, ‘Green River Katili’ olarak tanınıyor ve kayıtlara geçenler arasında en fazla cinayet işleyen seri katildir. 1980-1990 yılları arasında 48 hayat kadınını öldürmüş ve cinayetlerden ancak yıllar sonra yakalanabilmiştir. Cezası ise 48 kez müebbet hapsi olmuştur.

military woman in camouflage clothes in woods

Katillerin av olarak kadınları seçmiş olmaları, hayatlarının bir bölümünde kadınlar ile istedikleri ilişkiyi deneyimleyememiş olmalarından kaynaklanıyor. Katilin çocukluk döneminde yaşadığı çarpık anne&çocuk ilişkisini bu kaynağa örnek olarak gösterebiliriz.

ZİHİN YAPISINDAKİ SORUN MU CİNAYETE YÖNLENDİRİYOR?

person in black pants and black shoes sitting on brown wooden chair

Davranışlarının kontrolünü elinde tutmayı başaramayan seri katillerin pek çoğunun beyninde sorun tespit edildiğini duymuşsunuzdur. Kimse seri katil olarak doğmuyor sonuçta. Yıllardır süregelen araştırmalar öyle gösteriyor ki; seri katiller ileri düzeyde yüksek zekâya ya da anormal denilebilecek kadar düşük bir IQ seviyesine sahip olabilir. Öldürme güdüsüne teslim olan insanların beynini inceleyen psikiyatristler, beynin merkez terminali olan amigdala bölgesindeki çalışmanın seyrekleştiğini, hatta durma noktasına geldiğini söylüyor. Bunun yanında beyindeki seratonini düzenleyen ve duygu durumuna doğrudan etki eden MAO-A geninin eksikliğini de bir başka sebep olarak gösterebiliriz.

Bu eksikliklerin sonucunda sosyo-ekonomik ve bireysel faktörlerinde etkisiyle kişinin seri katile dönüşmesi kaçınılmaz oluyor. Birey empati duygusundan tamamen soyutlanıyor çünkü. Yıkıcı eylemlerinden dolayı hiçbir şekilde ahlaki kaygı ya da üzüntü duymuyor. Kontrollü zihin, yerini kontrolsüzlüğe bırakıyor. Ancak mantıksal olarak içinde bulunduğu davranışın niteliğinin farkında olduğu detayını da ekleyelim. Yine de bu farkındalığın ona pek bir yararı yok gibi. Çünkü cinayeti işledikten sonra, duyusal olarak herhangi bir suçluluk hissetmediği gibi yıkıcı eylemlerinden fazlasıyla haz alıyor.

BİR SERİ KATİLİ NEREDE GÖRSEM TANIRIM

man in joker costume standing beside woman in red cap

O kadar kolay değil işte. Yolda yürürken göz göze geldiğiniz, samimi bir tebessümü yüzüne yerleştirmiş gayet masum görünümlü bir insan da seri katil olabilir. Ya da aynı işyerinde çalıştığınız biri… Burada anlatılmak istenen aslında şu; her seri katil, fiziksel anlamda şüphe uyandırıcı bir kusura sahip olmayabilir. Dışardan bakınca gayet samimi ve iyi kalpli biri gibi görünebilir. Duygusal olarak hasarlı büyümüş olmaları ya da gen ve beyin yapısından kaynaklı problemlere sahip olmaları, fiziki özelliklerine etki etmeyebilir. Dış görünüşe aldırış etmemekte fayda var.

Yine de bir genelleme yapacak olursak katillerin cinayete başlama yaşlarının 25 olduğunu söyleyebiliriz. İstatiksel olarak bu kişilerin %90’ı erkek. Ve pek çoğu yanlış tutumlara sahip bir ailenin kontrolü altında büyümüş, çarpık bir eğitim sistemi ile terbiyeye maruz kalmış insanlardan oluşuyor. Bölge olarak ise en fazla ABD ve Rusya’da seri katillerin bulunduğunu söylemekte fayda var. Yolunuz düşerse ihtiyatlı davranmanızı öneririz. 🙂

PEKİ, KATİLLERİN DUYGULARI NASIL ŞEKİLLENİYOR?
Para, heyecan, güç, cinsel tatmin gibi motivasyon unsurlarını temel alan seri katillerin fazlasıyla soğukkanlı olduklarını bilmeyen yoktur. Peki, bu soğukkanlılıkla işledikleri cinayetlerin ardından yaşadıkları rahatlamanın çok kısa süreli olduğunu biliyor muydunuz? Tıpkı bir uyuşturucu bağımlısı gibi belirli aralıklarla sinirsel kriz yaşamaları ve bu krizi sonlandırmak adına çıkış yolu olarak gördükleri cinayet eylemine yönelmeleri, bahsettiğimiz küçük detaya güzel bir örnek. Katiller için ‘cinayet bağımlısı’ dememiz gayet yerinde olacaktır.

TEDAVİSİ MÜMKÜN MÜ?
Aslında bu bir psikopati hastalığı. Ve pek çok psikiyatrist, psikopatinin tedavisinin mümkün olmadığını ileri sürüyor. Bunun yanında psikologların daha iyimser olduğunu ve belirli esnek terapiler sayesinde bir parça da olsa tedavinin mümkün olabileceğini savunduklarını söyleyebiliriz. Esneklik derken, hafif değişiklikten geçmiş olan bazı metotlardan bahsediyoruz.

photo of head bust print artwork

Bu arada tedaviden bahsetmişken, hali hazırda yaşamakta olan ve bizim de çalışmalarını yakından takip ettiğimiz Psikolog Kevin Dutton’un söylediği bir sözü sizinle paylaşmadan edemeyeceğiz.
‘’İçimin derinliklerinde bir seri katil saklanıyor. Fakat ben onu Formula 1’le, hayat kadınlarıyla ve lamba altında çapraz sorgularla hoşnut tutuyorum.’’
Aslında yapılması gerekeni bu cümleyle özetlemiş Dutton. İçimizdeki karanlığın zihnimizi ele geçirmesine müsaade etmemek, seçimlerimiz dâhilinde mümkün kılınabilecek bir şey.

Örneğin; bir nörobilimci olan Jim Fallon’un kişilik özelliklerinin seri katilin kişilik özellikleri ile aynı olduğunu biliyor muydunuz? Bu konunun üzerine giderek soy kütüğünü araştırmaya karar veren Fallon, geçmişte yaşamış ve kan bağı olan birtakım insanların katil oldukları bilgisine ulaşmış. Nörobilimci Fallon’un bir seri katile dönüşmesi için tüm taşlar yerine oturtulmuştu aslında. Tek bir şey hariç. İçinde yaşadığı toplum ve yetiştirilme tarzı.

person holding string lights photo

ÖZETLE
Bir seri katili meydana getiren temel üç faktör; gen yapısı, beyin yapısı ve çocukluk döneminde maruz kalınan şiddet & istismar. Kişideki hangi detaylara dikkat edilmesi gerektiği gayet açık. İyileştirilmiş bir hayatta yaş alan ve kalbi atan her insan için tedavi mümkün.

Peki siz ne düşünüyorsunuz?

Seval Dağlı

Felsefe mezunu. Araştırmacı. Çok gezer. Çok sever.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: