İLİŞKİ DANIŞMANI VE YAŞAM KOÇU ‘GÜRAY EMEKTAŞ’ İLE GÜNÜMÜZ İLİŞKİLERİ ÜZERİNE BİR SÖYLEŞİ

İlişki danışmanı, yaşam koçu ve davranış bilimci ‘Güray Emektaş’ ile günümüz ilişkileri üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Farklı biçimlerde var olmaya çalışan sevgi kavramından ilişkilerin anatomisine kadar pek çok konuya değindiğimiz söyleşiye ulaşmak için yazımızı okuyabilirsiniz. 😊

‘Sevgi, Yaz Mevsiminde Hissedilen O Güzel Esintiye Benzer’

  • Aşk ve sevgi arasındaki farkı nasıl açıklarsınız?
    – Sevgi yaz mevsiminde ki o güzel esintiye benzer, o sıcak havada ufak bir serinliği tenimizde hissetmemiz gibidir. Aşk ise kışın çıkan fırtına gibidir sert ve şiddetli olur.
  • Yaşamakta olduğumuz 21.yy’da sevgi kavramı nereye doğru evriliyor?
    – Sevgi her dönemde olduğu gibi değişimler gösteriyor, eskilerin sevgi anlayışı ile yenilerin sevgi anlayışında çok fazla değişiklikler oldu, artık sevgi kavramının içeriğinde biraz daha menfaatin yer aldığını görebiliriz. Eskilerin tabirinde ‘sevdiğim yanımda olsun bir ekmek bir soğan aşıma yeter’ derken artık o aş kavramı kayboldu ve yerine sevdiğim beni ne kadar rahat ettirecek kavramı oluşmaya başladı.

‘Karşılıklı Ego Savaşları İlişkileri Bitiriyor’

  • Sizce ilişkiler neden bu kadar kısa sürüyor?
    – İlişkilerin kısa sürmesinin birçok sebebi vardır. En büyük sebep olarak karşılıklı ego savaşları başı çekmektedir. İlişkilerin başında her iki tarafta ilişki içerisinde üstünlük kurmak için ilk adımları atarlar ve sonrasında kim kazanacak diye birbirlerini yıpratmaya başlarlar, sonu gelmeyen ego savaşları artık çekilmez bir hale gelir ve artık o ilişki de ne saygı ve ne de sevgi kalır. Bu iki kavramın tükenmesi ile ilişki biter.

‘İnsanların Lüks Tüketime Olan Bağımlılığı Sevgi Anlayışlarını Etkiliyor’

  • Günümüz ilişkilerinin filizlenmesinde maddi güç, başarı ve saygınlık gibi kavramlar sevgiye kıyasla daha etkin durumda. Bunun sebepleri hakkında neler söyleyebilirsiniz?
    – Ne yazık ki duygusal süreçlerin bile artık mantık çerçevesinden geçtiği 21. yy’ da sevginin temel taşı olarak maddiyatın en üst sıraya çıktığını görmekteyiz. İnsanların lüks tüketime olan bağımlılıkları sevgi içerisinde de kendini göstermeye başlamış ve artık önce kişinin statüsü ön plana alınmaya başlamıştır.

‘Karşılıklı Güven Bir İlişkiyi Ayakta Tutan En Büyük Unsurdur’

  • Çiftler arasındaki ilişkileri güçlü ve zayıf kılan etkenler nelerdir?
    – İlişkilerin temeline baktığımız zaman her bireyin geçmişinde yaşadıklarının gelecekte de karşılarına çıkacağı ön yargısı ile ilişkiye ilk adımı atmaları sonucu güçlü ve zayıf yanları ortaya çıkmaktadır. Bir ilişkide öncelikler dediğimiz durumlar vardır. Bunlar; güven, saygı, açık olma, egoyu bırakma, iletişim kurma ve partnerini değiştirme çabasını bırakmaktır. Temel kavramları başaramadığınız zaman zayıf kısımlar ortaya çıkar ki bunlar da; güvensizlik, saygısızlık, çiftler arasında ego savaşları vb. gibi durumlardır. Bu denge kurulmadığı zaman güçlü ve zayıf etkenler ilişkinin gidişatını gösterecektir.
  • İlişkilerdeki paylaşımlar ne ölçüde olmalı?
    – Bir ilişkiye başladığınız zaman paylaşımlarınız açık ve net olmalıdır, bunları yapmadığınız zaman ileride yaşanılacak farklı durumlar karşısında zihninizde soru işaretleri doğabilir. İlişkilerde paylaşım güven sağlar. Karşılıklı güven, bir ilişkiyi ayakta tutan en büyük unsurdur.
  • 21.yy aşklarını herhangi bir şeye benzetecek olsaydınız bu ne olurdu?
    – Esasında bu “insan” olurdu, diğer tüm canlılara baktığımız zaman insan kadar “açgözlü, doyumsuz, dengesiz, egosu yüksek, acımasız” bir canlı türü yoktur. Bu davranış şekillerinin sadece kendi türümüzde olması yaşadıkları aşkları da bu şekilde yaşamalarına neden olmaktadır.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: