Dillerden Düşmeyen “Karma” Aslında Nedir?

Yaşanılan her tatsız olaya “Sebebi çok açık; tabii ki karma.” şeklinde karşılık veren insanlardan duymaya alışık olduğumuz o meşhur “Karma”nın özüne iniyoruz. Kısaca değindiğimiz bu kavrama gelin birlikte göz atalım. 😊

Karma, MÖ 3000 yılına kadar uzanan Hinduizmin merkezidir ve ahlâkî sebep-sonuç döngüsüne dayanır. Tabir-i caizse “Ne ekersek onu biçeriz” atasözünün inanç haline gelmiş şeklidir, karma. 😊

Karmanın temelde üç yaklaşımı vardır. Birincisinin ismi “prarabadha”dır. Bu ilkeye göre insan ailesini, içine doğduğu toplumsal sınıfı ve evini seçemez. Yani prarabadha, kontrolümüz dışında olan ilk aşamadır.

İkincisi ilke “samchita”dır. Ve geçmiş hayatımızı ifade eder. Bu ilkeye göre geçmiş yaşamımızdaki eylemlerimiz kişisel ilgilerimize, eğilimlerimize ve kişiliğimize etkide bulunur. Aynı çevrede doğan iki kişinin farklı hayatlara sahip olmasının sebebi, karmanın ikinci ilkesi olan ‘samchita’ ile açıklanır.

Üçüncü ilke olan ‘agami’, şimdiki zamanımızı ifade eder. Şimdiki yaşamlarımızdaki eylemlerimiz ve davranışlarımız yine şu an yapmakta olduğumuz eylemlerin temelidir. Bu ilke, kontrolümüz dâhilindedir.

Hinduların inancına göre birisi öldüğü zaman ‘Brahman’ olarak bilinen doğaüstü bir varlık tarafından iyilik ve kötülükleri tartılır. Ölçülen eylemler sonucunda kişinin reenkarnasyon döngüsündeki bir sonraki yaşamı belirlenir.

Özetle karma, “Tanrının olduğu bir dünyada neden kötülük var?” sorusuna cevap niteliğinde bir inançtır. Çünkü bu inanca göre insanların kötü eylemleri, gelecek yaşamlarında var olacak yeni kötülüklere zemin oluşturuyor.

Peki siz bu bilgilerden sonra dillerden düşmeyen “Karma” ile ilgili ne düşünüyorsunuz? 😊

Seval Dağlı

Felsefe mezunu. Araştırmacı. Çok gezer. Çok sever.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: