Mustafa Kemal Atatürk’ün Sofia’daki Yıllarından Etkileyici Bir Anı

1914 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Bulgaristan’ın Sofia şehrinde ateşemiliter (büyükelçi) olarak görevdeydi. Güzel bir ilkbahar günü, Zümrezade Şakir Bey ile oturuyordu. Mekân, arka fonda çalan müzik ve servis mükemmeldi.
Bir süre sonra mekâna ansızın yıpranmış kıyafetleri ve ellerinde toprak kokusuyla bir köylü girdi. İçerde onun dışında herkes şık giyimli ve parlaktı.

Köylü buna aldırış etmeden boş bir masaya yöneldi. Bunu gören insanlar yadırgayan bakışlarla onu baştan ayağa süzdü. Garsonlar mekândaki sessiz iletişimi fark ettiklerinde müdahale etmek için köylüyü yanlarına çağırdılar. Ama adam oralı değildi. Hatta masaya oturmak için ısrar ediyordu. O böyle yapınca bu sefer garsonlar kendisine, ”Burası böyle kaba saba kılıklı birine göre bir yer değil. Salonu terk eder misiniz?” diye söylendiler.

Bunu duyan köylü adam çok öfkelendi. Ve hiddetle çıkıştı: ”Bulgaristan benim ekip biçtiğimi yiyor, benim silahımla korunuyor. Parasını verdikten sonra istediğim yerde otururum ve siz de bana hizmet edersiniz.”

Köylünün diretmesi sonucu isteği yerine getirildi. Bu sırada Atatürk, olanları sessizce ve dikkatle izlemişti. Her şey sonuçlandığında ise yanında oturan arkadaşına dönüp şöyle dedi:
”Şakir, günün birinde bizim köylülerimizi de böyle görmek isterim. Kendilerinden emin olmalı ve haklarını istemesini bilmelidirler.”

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: