ERKEKLERİN SAĞLIK VE İLİŞKİLER KONUSUNDA YAPTIKLARI YANLIŞLAR

Bugün erkeklerin sağlık ve ilişkiler konusunda yaptığı birtakım tercihlere değindik. Başlıkta ne kadar yanlışlar demiş olsak da bu kişiye göre değişir. Sizlere verdiğimiz bu bilgiler, belli araştırmalar sonucu genele yansıtılmış verilerdir. Yani bu özelliklerin hiçbirine sahip olmayan mükemmel erkekler de olabilir. 😊

Ama bu özelliğe sahip olmaları da erkekleri kusurlu yapmaz. Sonuçta kimse mükemmel değildir. Hatta aranızda ‘’Ben dikkatsiz besleniyorum ama bu bana göre yanlış değil’’ diyenler de olabilir. Sonuçta doğru ve yanlış dediğimiz her şey görecelidir. Bunu da unutmayalım.

Biz yine de gelelim yapılan yanlışlara…

Kadınlara Oranla Daha Kötü Besleniyorlar

Yapılan araştırmalar, erkeklerin beslenme şekillerine ve seçtikleri gıdalara, kadınlara oranla daha az dikkat ettiğini ortaya koyuyor. Buna göre erkeklerin çoğu kadınlara göre yüksek yağlı besinleri daha çok tercih ediyor. Bunun sebebi ise bilimsel olarak da doğruluğu bilinen metabolizma hızı. Erkeklerde salgılanan testosteron hormonu metabolizmayı hızlandırırken, kadınlarda salgılanan östrojen hormonu metabolizmayı yavaşlatıyor. Bu sebeple kilo alma kaygısı yaşamayan bir erkek, beslenme konusunda kadınlara göre daha az dikkatli davranıyor.

Sağlıklarını Ciddiye Almayıp, Sağlık Kontrollerini Düzenli Yaptırmıyorlar

Erkekler yapı gereği, güçlü olduklarına inandıklarından, hastalanma ihtimallerini pek akıllarına getirmek istemezler. Bu sebeple çoğunlukla düzenli sağlık kontrolüne ihtiyaç duymazlar.

Hasta Olunca Doktor Yardımı Almayı Reddedip, Kendi Kendilerine İyileşme Yöntemleri Uyguluyorlar

Ne kadar görmezden gelinse de erkekler kadınlara oranla çok daha güçlü yapıdadırlar. Hem bünye olarak hem de psikolojik açıdan daha dayanaklı bir yapıları vardır. Bu yüzden yakalandıkları hastalıkları kendi kendilerine yenebileceklerini düşünerek hastalığın zaman içinde geçmesini beklerler.

Sünger Gibi Stres Emerler

Erkekler, strese neden olan birçok durumu ve olayı olabildiğince tolere etmeye çalışırlar. Kadınlar bu konuda ne kadar dışa dönükse erkekler bir o kadar içe dönüktür. Sorunlarını dile getirmeyip, bunun zaman içinde geçmesini beklerler. İçine attıkları için de ani öfke patlamalarını çok fazla yaşarlar.

Koruyucu Tedbirleri İhmal Ederler

Erkeklerin hemen hemen hepsinde ‘’Bana bir şey olmaz’’ düşüncesi olduğundan, emniyet kemeri takma veya kask takma gibi önlemlere çok fazla yanaşmazlar. Bu da aslında içinde bulundukları toplum içinde yetişme şekline bağlı olarak gelişen bir durumdur. Buna göre kadınlar daha çekinik ve tedbirli, erkekler ise daha atılgan ve tedbir alma konusunda daha ihmalkârdır.

Toksik Alışkanlıkları Daha Fazladır

Çocukluktan gençliğe, gençlikten yetişkinliğe kadar her iki cins arasında aileler tarafından yetiştirilme farklılıkları olduğu kesin. Bunlardan biri de erkek çocuklarının dışarı izinlerinin kızlara oranla daha erken yaşta verilmesi ve dışarda bulunma süresinin daha esnek olmasıdır. Bu durum, zaman içinde ev ayırmaya kadar gittiğinden, erkeklerin yakaladıkları bu ortam içinde daha çok insan tanıyıp, kötü alışkanlık edinme ihtimalleri kadınlara oranla fazladır. Bu da genele vurulduğunda bağımlılık oranının erkeklerde daha fazla görünmesine neden oluyor.

Paylaşıp, Dertleşmeyi Tercih Etmezler

Erkeklerde paylaşmak veya dertleşmek gibi eylemler çok fazla görülmez. Onlar genelde sorunlarını konuşarak büyütmek yerine içlerine atarak ve üzerini kapatmayı tercih ederler. Arkadaşlarıyla uzun uzun sohbetler etmezler. Bunun yerine birlikte oyun oynamak, maç izlemek vb. gibi hareketli ve eğlenceli faaliyetlerde bulunmayı tercih ederler. Bu da çoğunlukla ikili ilişkilerde ayrılık sürecinde kadınların, ‘’Beni hiç düşünmüyor mu?’’, ‘’Beni hiç özlemiyor mu?’’ diye sorular sormasına sebep olur. Evet, sizi düşünmüyorlar çünkü o an daha eğlenceli bir şeyle meşgul oluyorlar.

Güçlü, Köklü veya Kalıcı İlişkilere Pek Girmezler

Uzun süreli ilişki fikri erkeklerin çoğunu korkutan bir fikirdir. Çünkü onlar çocukluğundan beri özgür yetişmiş ve neredeyse her konuda serbest bırakılmışlardır. Böyle bir hayat içinde bir kadının, arkadaşın veya ebeveynin sürekli ilişkisi onların baskı altında hissetmesine neden olur ve çoğunlukla bu durumdan kaçmayı tercih ederler. Ya da böyle bir ilişkinin doğacağını tahmin edeceklerinden hiç başlamazlar.

Özgüvenleri Ya Çok Yüksek Ya da Çok Düşüktür

Yine yetiştirilme tarzlarına bağlı olarak, özgüven konusunda erkeklerin birçoğu ortayı bulamaz. Genelde özgüvenleri ya çok düşük ya da çok yüksek olur. Her ikisi de ikili ilişkilerde sorun yarattığından bu durum çoğunlukla problemlerin başlıca kaynakları arasında yer alır. Yani ilişkide ya çok şüpheci ve baskıcı olurlar (özgüvenleri düşük olduğu için) ya da çok umursamaz ve kaygısız olurlar (özgüvenleri çok yüksek olduğu için). Bu özelliklerin her ikisi de kadınlar açısından tartışmaları körükleyecek yeterli sebeplerdir.

Şimdi diyeceksiniz ki, ‘’Say say editör, daha da say.’’ Ama bakın yine üzüldüm, bu kadar yeter dedim. Değerinizi bilin. Seviyor ve seviliyorsunuz. 😊

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: