Gerçekçi İnsan Figürlerinin Son Büyük Heykeltıraşı: ”Auguste Rodin”

Auguste Rodin, 1840-1917 yılları arasında yaşamış olan, pek çok uzman tarafından gerçekçi insan figürlerinin son büyük heykeltıraşı olarak kabul edilen başarılı bir sanatçıdır. Bu yazımızda söz konusu usta heykeltıraşı tanıtmak, tarihin tozlu raflarında kalmış yaşantısına misafir olmak istedik.

Eğitim aldığı akademi tarafından reddedilen Rodin, erken dönem meslek hayatı boyunca seramik ressamı ve kuyumcu olarak çalışmıştı. Bu süre içinde çeşitli stüdyolarda sanatçı kimliğini beslemeye devam etti ve pek çok stüdyo tarafından ”tamamlanmamış” olarak nitelendirilerek reddedilen eserler üretti. Sanatını dışa vurmak için Paris’ten Brüksel’e kadar birçok şehirde bulundu.

1875’te İtalya’ya yaptığı bir gezi sırasında Michalengelo ile tanışan Rodin, ilerleyen meslek hayatında; cüsseli ve bitmemiş başyapıtlarıyla ün salmış olan Michalengelo’nun eserlerine öykündü.

Bu öykünme, onun sanatında farklı bir kapı araladı. ‘Düşünen Adam’ isimli heykeliyle tanınan Rodin, kimilerinin gerçek bir insan kalıbından yapıldığına inandığı ve canlıymış gibi görünen Bronz Çağı’nı yarattı.

Fransız hükümetinden önemli işler almaya başlayan Rodin, bir süre sonra (1884) Calais yurttaşlarının isteği üzerine ”1347’de şehirlerinin İngilizler tarafından işgalini durdurmak için şehit olan altı adamın anısına” bir anıt yaptı. Ancak bu insanları kahramandan ziyade birer kurban gibi gösterdiğini düşünen kasaba sakinleri tarafından sert eleştirilere maruz kaldı.

1891’de Honore de Balzac’ın portresini yapmak için bir iş aldığında sadece 7 yıl Balzac’ın fotoğraflarını toplamakla geçirdi. Daha sonra yarattığı eser, geleneklere uymadığı gerekçesiyle çok fazla olumsuz eleştiri aldı.

Eleştirilere verdiği cevap ise şöyleydi: ”İlkem sadece şekli değil, hayatı da taklit etmektir.”

1895 yılından itibaren (yabancı üniversitelerden fahri doktoralık unvanı aldığı ve bir Avrupa şöhreti olarak yaşadığı sırada) Brilliants Villası’nda yaşamaya başladı. Yıl 1908 olduğunda Paris’e (1916’da Rodin Müzesi olarak tasarlanacak olan Hotel Biron’a)yerleşti. Ve 1917’de hayata bu şehirde veda etti.

Seval Dağlı

Felsefe mezunu. Araştırmacı. Çok gezer. Çok sever.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: