21. Yy’da Minimalist Yaşam

Bir Yaşam Felsefesi: Minimalizm

  • ‘Minimalist yaşam’, ‘minimalist insan’ gibi kavramların uygulanabilirliğine en ihtiyaç duyduğumuz şu zamanlarda sizler için faydalı olabileceğini düşündüğümüz bir yazı derlemek istedik. Minimalizm nedir? Nasıl minimalist bir yaşama sahip olabiliriz? Gelin birlikte bu soruların cevaplarına değinelim.

Sanat Akımı Olarak Ortaya Çıkan Minimalistlik

  • Minimalizm kavramı, 1960’lı yıllarda görsel sanatlar ve müzik alanında öne çıkan bir akım aslında. Temelinde ise sadelik anlayışı yatıyor. Söz konusu yaklaşım, günden güne büyüyen tüketim çılgınlığının önüne geçmek amacıyla zaman içinde yaşamın pek çok alanında kendine yer bulmaya başladı. Son yıllarda biz insanları esareti altında alan ‘fazlasına sahip olma isteği’ ruhumuzu zehirleyen bir istek haline geldi. Ve bu zehrin tedavisi ise oldukça basit. Bize yük haline gelen tüm kalabalıklardan kurtulmak.

Özgürleşmenin Yolu Sadeleşmekten Geçiyor

  • Minimalizm, yalnızca maddesel yalınlık değildir. Aynı zamanda ruhumuzu, fikirlerimizi, yaşamımızda yer alan insanları gözden geçirmemizi bizden ister. Ve eğer gerekliyse bu alanlarda da sadeleşmeli, arınmalıyız. Bize kötü enerji veren insanları, uçsuz bucaksız düşünceleri, yarına dair beslediğimiz kaygıları bir poşete koyup çöpe atmalıyız. Özetle; minimalist yaşamın içine dâhil olmak için gerçekleştirmemiz gereken en temel eylem, hem maddi hem manevi tüm yararsız detaylardan soyutlanmak diyebiliriz.

Az, Aslında Çoktur

  • Tüketmeye dayalı bir yaşam biçiminin zıttıdır minimalizm felsefesi. Ve bu felsefeyi benimsemek sanıldığı kadar zor değil. Tek yapmanız gereken, harekete geçmek. Görsel kalabalık yaratan ve size hiçbir bir faydası dokunmayan eşyalarınızla vedalaşmak, minimalist yaşama geçişiniz için ilk adım olabilir. Hiç kullanmadığınız ya da kullanmayacağınızdan emin olduğunuz eşyaların evinizi ele geçirmesine izin vermeyin. Ve küçük bir detay daha; ihtiyacınız doğrultusunda yeni bir şey satın alıyorsanız, eskisinden mutlaka kurtulun. Unutmayın; yerine koyma prensibi, size nefes alabileceğiniz bir yaşam vadeder.

Minimalist Yaklaşım İle Bağımsız Bir Zihin Yaratın

  • Minimalist yaşamın yalnızca maddeyi ele almadığını söylemiştik ancak bu önemli detayın üzerinde bir kez daha durmak istiyoruz. Diyelim ki çevrenizi olabilecek en kaliteli ve en yalın hale getirdiniz. Harika! Ama bu temizliğin yanında zihninizi ihmal edip tıka basa dolmasına izin verdiyseniz size üzücü bir haberimiz var. Maddesel sadeliğin faydasını iliklerinize kadar hissedememeniz olası. Ancak telaşa kapılmayın. Zihin temizliğinin de pek çok yolu var. Bunlardan ilki ve en önemlisi, sizi yormaktan başka hiçbir işe yaramayan düşüncelerinizden koşarak uzaklaşmak.

Teknolojik Aletlerle İlişkinizi Sınırlandırın

  • Size teknolojik aletlere veda etmeniz gerektiğini söylemeyeceğiz, bunun mümkün olmadığını biliyoruz çünkü. Ancak minimalist yaşam biçimi; telefon, tablet ya da bir diğer kara kutu olan televizyonla daha az vakit geçirmemiz gerektiğini söylüyor. Günümüz yaşam koşullarında sürekli duyduğumuz, bir ihtiyaç hali olan ‘doğaya dönmek ve teknolojiden soyutlanmak’ ciddi bir psikolojik hazırlık süreci istiyor, bunu hepimiz biliyoruz. Ne var ki bu kadar radikal bir karar almak mecburi değil. Teknolojinin ve teknolojik aletlerin zihnimize hükmetmesine izin vermemek yeterli olacaktır.

Ekonomik Anlamda Özgürleşmenin Yolu: Minimalist Yaşam

  • Minimalist yaşamın beraberinde getirdiği finansal özgürlüğü tahmin etmek güç değil. Bu konuda Michelle McGagh örneğini sizlerle paylaşmamız yerinde olacaktır. 10 yıl boyunca ekonomistlik yapmasına rağmen kendi bütçesini dahi idare edemeyen bir beyaz yakalıydı McGagh. Ancak yıllar sonra fazlasıyla radikal bir karar alarak iki yıl boyunca zorunlu ihtiyaçlar haricinde hiç harcama yapmamaya başlamış. Sonuç mu? 10 yılda gerçekleştiremediği finansal kontrol yeteneğini kazanan ve 23.000 dolar biriktirmeyi başaran bir ekonomist. Kesinlikle takdire değer.

İçinize Dönün Ve Kendinizle Zaman Geçirin

  • Gereksiz eşyalarımızdan, negatif enerjili insanlardan ve bize yük olan düşüncelerimizden kurtulduktan sonra kendimizle vakit geçirmeye on adım yaklaşmış olacağız aslında. İnsanların hakkımızdaki düşüncelerine göre yaşamımızı şekillendirmekten, başka hayatları taklit etmekten vazgeçtiğimiz zaman aslında kim olduğumuzu ve bizi bu hayatta neyin mutlu ettiğini öğrenmemiz mümkün olacaktır. Sonucunda ise kendimizi ve hayatı daha yalın bir zihinle sorgulamamız, yani içimize dönmemiz kolaylaşacaktır diyebiliriz.

Uğultulardan Ve Fazlalıklardan Kurtulup Yaşamı Tatmaya Başlayın

  • Söz konusu temizlikleri gerçekleştirdiğiniz takdirde uğultuları ve görsel kirliliği yok etmiş olursunuz. Ve elde ettiğiniz bu sadelik, size yaşamı tatmanızda en büyük rehber olabilir. Böylesi bir yaşamı benimsemeye karar vermeden önce kendinize sormanız gereken ve yolunuzu bulmanızda yardımcı olacak soru şu:
    ‘‘Çok olanın getirdiği tatminsizlik mi? Yoksa azın verdiği farkındalık ve mutluluk mu?’’
    Bu yazıyı okumaya ihtiyaç duyduysanız doğru seçimi yapacağınızdan hiç şüphemiz yok. 😊

Seval Dağlı

Felsefe mezunu. Araştırmacı. Çok gezer. Çok sever.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: