İnsan Ruhunun Yaratımına Dair Alegorik Bir Eser: ‘Venüs’ün Doğuşu’

Güzellik tanrıçası Venüs’ün, doğumunun hemen ardından denizden sahile savrulduğu anı gözler önüne seren bir tablodur, ‘Venüs’ün Doğuşu’. Bu yazımızda sanata ilgi duyan her insanın hayatında en az bir defa ismini duymuş olduğu tabloyu yakından incelemek istedik. Hazırsan detaylarına bakmaya başlayalım. 😊

Floransalı zengin banker ailesi Mediciler’e ait olan Castello’daki köşk için Sandro Botticelli tarafından 1485 senesinde ahşap üzerine yapılan bir suluboya çalışmasıdır, ‘Venüs’ün Doğuşu’.

Yunan efsanesine göre Venüs, Dev Kronos’un, babası Uranüs’ü hadım edip cinsel organlarını denize fırlatması sonucu suda oluşan köpüklerden doğdu. Bu köpüklerden doğan tanrıça, daha sonra Kıbrıs kıyılarına kadar geldi.

Resimde, iki rüzgâr tanrısından biri olan Zephyrus, Venüs’ü karaya doğru üfler. Yeni doğmuş vücudu büyük bir deniz kabuğunun üzerinde duran Venüs’ün etrafında bir de ona çiçekli bir giysi giydirmeye çalışan peri kızı ‘Pomona’ vardır. Tabloda güller ve portakal ağacı yaprakları havada uçuşur haldedir ve tüm bu detayların merkezinde tanrıça, ‘Venüs masumiyetiyle’ tasvir edilmiştir.

Yeni-Platoncu düşüncede, Venüs’ün doğuşu efsanesi, insan ruhunun var oluşuna dair bir alegori olarak kabul edilir.

Dünyanın en bilinen resimlerinden biri olan tablo, Floransa’daki Uffizi’de sergilenmektedir.

Seval Dağlı

Felsefe mezunu. Araştırmacı. Çok gezer. Çok sever.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: