Yönlendirmeli Bir Gündüz Düşü: ”Hipnoz”

200 yıldan uzun bir süredir açıklanmaya çalışılan ‘hipnoz’ kavramı size neyi çağrıştırıyor? Çoğunlukla bir cep saatini gözümüzün önünde sallayan ve esrarengiz sesiyle ‘uykunuz geliyor…’ diyen pala bıyıklı, fötr şapkalı bir adamı hayal ederiz. Öyle değil mi? 🙂

Aslında hipnoz, aşırı telkinlenme halinin transa yakın bir safhası olarak tanımlanır. Ve bu yarı trans halini gerçekleştirmek için 3 temel yol vardır.

Birincisi, eskiden çok sık kullanılan ancak günümüzde pek bir işe yaramayan ‘kişinin dikkatini herhangi bir cisme odaklama çabası”dır.

İkinci yol, ‘Ayağa kalk, otur, göz kırp, ayağa kalk’ gibi ani ve şaşırtıcı emirlerle zihni meşgul etmektir. Bu yol, sahne performansçıları ve sorguçlar için bir seçim yöntemidir.

Üçüncü yöntem ise, günümüzde psikiyatrların sıklıkla kullandığı ‘kademeli olarak rahatlatma’dır. Özneye rahatlatıcı bir ses tonu takınarak seslenilir ve ona huzur veren resimler gösterilir. Bunun nedeni ise genellikle öznenin kötü alışkanlıklarının önünü kesmek için uygun ortamı yaratma isteğidir.

Hipnozun rüyaya benzer bir tarafı olduğu gerçek. Ancak bu durum hipnoz altındaki kişinin kuklaya dönüştüğü anlamına gelmez. Hipnoza maruz kalan kişi, kendini daima farkındadır.

Seval Dağlı

Felsefe mezunu. Araştırmacı. Çok gezer. Çok sever.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: