Nietzche’nin İlham Kaynağı Olan Kasaba: Sils-Maria

Friedrich Nietzche, İsviçre’de bulunan 750 kişilik Alp köyünde yedi yaz geçirdi ve en ünlü en tartışmalı eserlere konu olacak fikirleri burada doğdu. Burası soğuk iklimiyle ünlü İsviçre’nin en sıcak kasabasıydı.

Batı felsefesinin kötü çocuğu olarak görülen Nietzche, görmezden gelemeyecek kadar akıllı ve ileri görüşlüdür.

Nietzsche her zaman rutini arzuluyordu. Her gün erkenden kalkar, soğuk bir banyo yapar ve sonra keşiş kahvaltısına otururdu. Çiğ yumurta, çay, anasonlu bisküvi yerdi. Gün boyunca yazar ve yürürdü. Akşam yedi ile dokuz arasında da karanlıkta kıpırdamadan oturdu.

Peki Nietzche, bu kadar sıradan bir yaşamda dünyayı yerinden oynatacak fikirlere nasıl sahip olabildi?

O neredeyse insanüstü bir şekilde üretkendi. 1872’den 1889’a kadar 14 kitap yayınladı. İstisnasız kitapları çok az satıldı.

Ama yılmadı. Reddedilmelere ve fiziksel rahatsızlıklarına rağmen hız kesmeden çalışmalarına devam etti.

Nietzche’nin Sils-Maria’daki evi

Nereye giderse gitsin, sıcaklığı ve barometrik basıncı fark ediyordu. Soğukla arası pek iyi değildi. Bulutlu ve kapalı günler onu bunaltır, üzerdi.. O ölene dek neşeli bir gökyüzünü arzuladı.

Sonunda bir gün aradığı gökyüzünü Sils-Maria’da buldu. Bir yerin bir hayat kurtarması mümkünse, Sils-Maria o yerlerden biridir. Nietzche’nin hayatını kurtardı. Daima güzel havası sinirlerini de yatıştırdı. Tekrar nefes alabildi.

En büyük fikirlerini burada doğurdu. Felsefenin en küstah iddialarından biri olan “Tanrı öldü” diye telaffuz ettiği yer, Sils-Maria idi.

Dans eden peygamberi Sils-Maria’da çağırdı. Zerdüşt, insanlıkla bilgeliği paylaşmak için dağdan inen Pers peygamberinin kurgusal bir versiyonuydu. Ve Sils-Maria’da en büyük fikri, “Düşünceler Düşüncesi” adlı eseri onu yaşarken tahmin bile edemeyeceği bir üne kavuşturdu.

“Bu hayatı, şimdi yaşarken ve yaşarken, tekrar tekrar yaşamak zorunda kalacaksın!”

Gecenin köründe bir iblis tarafından ziyaret edildiğinizi ve size şöyle dediğini hayal edin: ‘Bu hayatı, şimdi yaşarken ve yaşarken, tekrar tekrar, sayısız kez yaşamak zorunda kalacaksınız. Ve bunda yeni hiçbir şey olmayacak ama her acı, her neşe, her düşünce ve iç çekiş, hayatınızdaki tüm tarif edilemeyecek kadar küçük ve büyük her şey size aynı şekilde tekrar dönecek. Varoluşun ebedi kum saati tekrar tekrar dönecek – ve sen onunla, toz taneleri gibi savrulacaksın.

Nietzche’nin bu sözleri yaşamında duyduğu hisleri apaçık özetliyor. Neyse ki Sils-Maria’yı keşfetmişti.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: