5 Maddede Platon’un Devlet’i

Aslında başlığa bakıp, ”Bu ne cüret?” diye soranlarınız olacaktır. Bunu biliyorum. ”Platon’un koskoca Devlet’i için sayfalarca makaleler, kitaplar yazıldı. Sen nasıl beş maddede özetliyorsun?” diyenleriniz… Ama ne yazık ki yeni nesil ”kısa kes, net olsun” anlayışı artık sayfalarca yorum ve yazı okutmuyor. Bu sebeple, ”Nedir bu Platon’un Devlet’i?” diye soranlar için bir tablo çizdim. Okuduğum esnada zihnimde beliren devlet yapısını beş maddede özetledim. Okumaya üşenenler ama yine de bilmek isteyenler ya da ”Okudum ama bir şey anlamadım!” diyenler için. Buyurunuz efenim, karşınızda Platon’un Devlet’i…

Platon’un İdeal Devlet’i Teknik Bilgi ve Uğraş Gerektirir


Platon’un Devlet’inde yönetim ”Kral /Filozofların” elindedir. ”Akıl” ön plandadır. Ona göre, devlet olmak bütün olmak demektir. Birey, diğer insanlara ihtiyaç duymadan yaşayamaz. Doğal olarak birey toplumu toplum ise bireyi var eder. Bu durumda topluma bütüncül bir bakış açısıyla bakmak gerekir ki filozoflar, bunu çok iyi başarmaktadır. Filozof/Kral ya da Kral/Filozoflar, adil ve sürdürülebilir bir Devlet’in nasıl olması ile ilgili ‘‘teknik” bilgiye sahiptir. Sahip oldukları bilgi ve düşünce yapıları onları sıradan halktan ayırır. Ülkenin çıkarını adeta matematik işlemi gibi hesaplayarak en doğru sonuca ulaşır.


Günümüz demokrasilerine taban tabana zıt olan bir anlayış üzerine kurulu olan Devlet’te, Kral/Filozof’un yanı sıra halkın yararına olacak kararları alan küçük bir azınlık vardır. Bu azınlığın tamamı filozoflardan oluşmaktadır.

Platon’un Adil Devlet’i 4 Temel İlke/Değer Üzerine Kuruludur

Kitabın ilk sayfalarından beri en basit haliyle anlatılmaya çalışılan, ”Doğruluk” ilkesi en üst sıradadır. Eğrilik tanımını da ayrıntılı örneklerle açıklayan Platon doğruluğu, herkesin kapasitesine ve yeteneğine uygun işleri yapabildiği bir ortam yaratmak olarak tanımlamaktadır.

Ülkenin yönetimini tamamen filozofların elinde bulundurması gerektiğini savunan Platon’a göre ”Bilgelik” en önemli ikinci değerdir. Ona göre, tabiata uygun olarak kurulmuş bir devlet, akıllı olmasını kendini yöneten küçük bir topluluğun bilgisine borçludur. Bigelik diyebileceğimiz bilgi, budur.

Platon için adalet; herkesin yaratılışına uygun olan işi yapması ve başkasının işine karışmamasıdır. Yani, ”Ölçülü” olmasıdır. Birey ve toplum için aynı derecede önemli olan bu ‘‘Ölçülülük” ilkesi adil ve ideal devletin olmazsa olmaz bir diğer ilkesidir.

Son ilke ise; ”Yiğitlik” ilkesidir. Yiğitlik; devletin kanunlarının her zaman, her yerde ve her koşulda korunmasıdır. Platon’a göre devlet, yürekli olmasını belli bir parçasına borçludur. Bu parçayı ise yiğitlik tanımına uyan bireyler oluşturur. Ancak devleti koruma inancı, eğitimle sağlanmalıdır. Platon, ”Eğer bu inanç eğitim temelli olmazsa var olan duygu karşısında sergilenen davranışı yiğitlik olarak değerlendiremeyiz.” diyor.

Platon’un Devlet’inde Üç Sınıf Vardır

Hiyerarşinin en tepesinde akıl ve bilgeliği temsil eden, ”Yöneticiler” bulunuyor. Onların altında cesareti temsil eden, ”Koruyucular” var. Günümüz devletlerindeki ordu ile aynı ancak eğitim ve işleyiş bakımından farklı. Son basamakta ise, iştahı temsil eden halk yani, ”Üreticiler” bulunuyor. Platon, bir devletin adil olma koşulunu kesin bir şekilde, bu üç sınıfın Kral/Filozofların yönetiminde mükemmel bir uyum içinde çalışmasına bağlamaktadır.

Devlet’in Koruyucuları İçin Tavizsiz Eğitim ve Yaşam Biçimi Tasarlanmıştır

Devletin koruyucuları yani savaşçıları, yetenekli çocuklar arasından seçiliyor. Ve onlara çok sıkı bir eğitim veriliyor. Bu insanlar, aile hayatından ve özel mülkiyetten ayrı bir şekilde yaşıyorlar. Devlet, bu kişilerin cinsel hayatına kadar onlarla ilgili olan her şeye karar veriyor. Ve akıllı, yetenekli kadın ve erkeklerin üremesini sağlayarak mükemmel çocukları ortaya çıkarmaya çalışıyor. Yeni doğan çocukların babalarının ve annelerinin kim olduğunu ise kimse bilmiyor.

Onlar doğunca ailelerinden alınıp, ayrı bir yerde bakıcılar tarafından büyütülüyor. Bunu yapmalarındaki amaç, bütün yetişkin erkeklerin koruyucuları kendi çocukları gibi sahiplenip sevmeleri ve koruyucuların da bütün erkek, kadın ve çocukları annesi, babası, kardeşi gibi görüp ailelerini korur gibi korumalarını sağlamaktır.

Eğitim Şekli ile Kadın ve Erkek Eşitliği Sağlanıyor

Platon’un ideal Devlet’inde yetenek keşfinin ardından başlayan eğitimde; müzik, spor, matematik ve astroloji alanları temel alınır. Aynı zamanda toplumlarda var olan kadın erkek eşitsizliğinin tamamen yeteneklerin keşfedilmemesine bağlı olarak ortaya çıktığına inanır. Yani ona göre, bir kadın eğitim sırasında idmanı diğer alanlardan daha çok sever ve tüm hayatı boyunca bununla uğraşırsa kasları tıpkı bir erkeğin kasları kadar güçlü ve sert olabilir. Böylece bir kadın yeteneği ölçüsünde, savaşçı da olur sanatçı da. Kısacası Platon diyor ki, ”Kadınların erkeklerin gördüğü işleri görmesini istiyorsak onları da erkekleri yetiştirdiğimiz gibi yetiştirmeliyiz.”

Platon, ”Devlet” kitabında bunlardan ayrı ve daha detaylı birçok noktaya değinmiştir. Tavsiyem, üşenmeden sıkılmadan bu başyapıtı okumanız. Çünkü gerçekten devlet yapıları, yönetim şekilleri vs. bu konularda hiç bilgisi ve ilgisi olmayan kişilerde bile bir anlayış oluşturabilecek kuvvette eser.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: