Kışın Bitmediği, Güneşin Doğmadığı Bir Yıl: ‘536’

İnsanların 2020’nin bitmesini iple çekmesini garipsemiyorum. Çünkü ben de onlardan biriyim ama bu yazımın ana amacı 2020’nin “felaketler yılı” olması ve onun geçmişte kalmasına duyduğum istek değil. Bu yazıyı yazmamın nedeni 2020’yi “en kötü yıl” olarak nitelendirenlere tarihten birkaç bilgi aktarmak ve aslında çok daha kötüsünün yaşandığını gösterebilmek.🙏

Dünya’da pek çok yıl “kötü, felaketler yılı” olarak adlandırılır ama insanlık 536 yılı kadar yıkıcı bir yıla şahit olmamıştır. (Dinazorların yok olduğu yılı saymazsak)

Gelin, 536 yılını o kadar yıkıcı yapan bir dizi felaketlere göz gezdirelim. İnanın 2020’nin 536’ya göre çok daha masum kaldığını göreceksiniz.

536 yılında gerçekleşen en az iki volkanik patlamadan sonra kül bulutları atmosferi kaplamış, güneş ışıklarını 18 ay boyunca karartmıştı. Tarihi kayıtlar bize güneş ışınlarının 24 mart 536’da sönükleşmeye başladığını gösteriyor. Ekinler yetişmemiş tüm dünyada eşi görülmemiş bir kıtlık yaşanmıştı.

Dönemin Bizanslı tarihçisi Procopius, tıpkı Güneş tutulması sırasında olduğu gibi, Güneş’in parlaklığını kaybettiğini kayıtlara geçirmişti.

1990’lı yıllarda ağaç halkalarında yapılan bir araştırma, 536-550 yıllarında havanın sıcaklığı normalin çok daha altında seyrettiğini gösterdi bize. Geçmiş 2500 yıl incelendiğinde en soğuk 10 yılın 536-545 yılları arasında yaşandığını görüyoruz.

Ayrıca 474’te çöken Batı Roma İmparatorluğundan sonra Kavimler Göçü nedeniyle tüm Avrupa’da baskınlar ve yağmalar arttı. Avrupa, Roma Medeniyetinden sonra kültürel-toplumsal anlamda geriledi ve karanlık çağ başladı.

Tabi sadece bunlarla geçmedi 536, güneşin kararmasından dolayı insanlarda D vitamini eksikliği başladı. Dünya bir salgının pençelerine girmişti. Salgının semptomları avuç içinde başlayan ağrılar, el ve ayaklardaki yaralar ile kendini gösteriyordu. Salgın, dönemin belki de en büyük şehri olan Konstantinopolis’te başladı ve yetkililer, hastalıktan ölenleri denize attığı için salgının yayılmasını istemeden de olsa arttırdılar.

Ve sadece bu salgın sebebiyle 50 milyondan fazla insan hayatını kaybetti.

Avrupa’dan izole yaşayan Maya ve Aztek kabilelerinde bile kıtlık nedeniyle milyonlarca insan hayatını kaybetmişti.

Tarih tekerrür mü ediyor bilmiyorum, 2021’de neler olacak onu da bilmiyorum ama umarım 2020’den farklı bir sene bizleri bekliyordur. 😊

Herkese umut dolu, zihinlere gülümsetici etkisiyle kazınacak sıcacık bir sene diliyorum. 🙏😊

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: