Soluksuz İzleyeceğiniz 8 Film

Herkese selam.🖐😌 Bugün, yepyeni film önerileri isteyen sinemasever okuyucularımın hoşuna gidecek keyifli bir içerik ile geldim. 😉

Neredeyse tüm filmleri sindirmiş olan sinefiller için arşivime şöyle bir göz attım ve işe yarar birkaç filmi çekip çıkardım. 😋🎬 Umarım faydası dokunur. 🙏 Lafı daha fazla uzatmıyorum ve sırasız düzenlediğim film öneri listemi aşağıya bırakıyorum.🎥🙈

Boş Ev (2004)

Tae-suk, motorsikletine atlayıp yollara düşen ve karşılaştığı boş apartman dairelerinde kendine başka hayatlar yaratan yalnız bir adamdır. Tatil gibi çeşitli nedenlerden ötürü evlerinden bir süre ayrı kalan insanları takip eden Tae-suk, onların bıraktığı boş evlere girip bir süreliğine burada misafir olmaktadır, bunun karşılığında ise kendince çalışmayan ev aletlerini tamir ederek borcunu ödemektedir. Bu ziyaretlerinden biri sırasında evde yalnız olmadığını fark eder…

Yükseltme (2018)

Eşiyle birlikteyken acımasızca saldırıya uğrayan Grey Trace, karısını saldırıda kaybetmenin yanı sıra belden aşağı da felç olmuştur. Günün birinde bir milyarder muciten bedenini geliştirecek deneysel bir tedavi teklifi alır. Tedavi için Trace’in bedenine STEM olarak adlandırılan yapay zeka implantı yerleştirilir. Tedavi ile insanüstü yetenekler kazanan Trace, karısını öldüren ve kendi hayatını mahveden kişilerden intikam almak için yola koyulur.

Benden Bu Kadar (1997)

Melvin Udall oldukça zor bir insandır. Obsesif kompulsif ve başarılı bir yazar olan Udall, sahip olduğu korkular sebebiyle sokak kapısını dört kez kapamakta, Yahudilerden ve siyahîlerden nefret etmekte ve tüm bu ayrımcı özelliklerini hiçbir şekilde gizlememektedir. Eşcinsel bir komşusu olan Simon’un da hayatını sürdürdüğü Greenwich Village’da yaşamaktadır. Bir gün Simon saldırıya uğrayıp hastaneye kaldırılır. Ona yardım etmek zorunda kalacak olan Melvin’in hayatı bir daha asla eskisi gibi olmayacaktır. 

Paris’te Son Tango (1972)

Jeanne evliliğin arifesindeki, sıradan bir kadındır. Evliliğe hazırlık aşamasında ileride oturabileceği bir de ev aramaktadır. Bir gün evleri gezerken müstesna ve tuhaf bir adamla karşılaşır. Amerikalı Paul, yaşça Jeanne’den büyük olmasına rağmen onu delicesine etkiler. İkili, yasak bir aşkın meyvelerini yemeye başlarlar. Aralarında garip bir ilişki başlar. Sürekli beraber olsalar dahi, birbirlerine birbirleri dışındaki hayatlarına dair hiçbir şey sormayacaktırlar. Bir süre sonra aralarındaki kişilik farklılıkları ikisini de dar bir çıkmaza sürükleyecektir.

Umberto D. (1952)

Umberto D. emekli bir devlet memurudur. Hayattaki tek dostu ve can yoldaşı köpeği ile Roma’da küçük bir pansiyon odasına sığınmış, kıt emekli maaşı ile geçinmeye çalışmaktadır. Taş yürekli ve anlayışsız ev sahibesi tarafından sürekli pansiyondan atılmakla tehdit edilmektedir. Günden güne umutsuzluğu katlanarak artan Umberto son çare olarak intihar etmeyi düşünürken köpeği Flike ortadan kaybolur. Umberto gitgide artan bir umutsuzlukla şehirde köpeğini aramaya başlar.

Chaplin (1992)

İyi tanıdığımız bir kahramanı bu kez sinema aracılığı ile yaşama şansına sahibiz. Charlie, bir vodvil grubu ile çeşitli turnelere katılarak hayatını kazanmaktadır. Bir Amerika turnesinde ki annesi Hannah da aralarındadır, Mack Sennett tarafından keşfedilince dünyaca ünlü olmasını sağlayacak sessiz sinema sektörüne ilk adımını atmış olur.Şorlo rolü ile dünya çapında bir ünün sahibi iken özel hayatındaki çalkantılar, her geçen gün daha çok yıpratır onu. Bir yandan da Amerika’daki politik atmosferin iyice kızışması ve Hollywood’daki konumist avı nedeni ile ABD’ye girişinin engellenmesi, hayatındaki zorlukları pekiştirecektir.Film, merceğini Chaplin’in Britanya’da fakir bir ailede başlayan çocukluğundan, ölümünden dört sene öncesine kadarki sürece odaklıyor.

Kısır Döngü (2009)

Amerikan başkanı ve İngiltere başbakanı Orta Doğu’da bir savaş çıkarma fantezileri kurmaktadırlar. Amerikalı General Miller ve İngiliz Uluslararası Kalkınma Bakanı Simon Foster ise bu fikre katılmamaktadırlar. Hatta bakan Foster, bir radyo yayınında verdiği röportajda herhangi bir savaşın öngörülmediğini belirtir. Ancak daha sonra bu sözünü geri almaya çalışarak yaptığı açıklamanın yerine başka bir açıklama yapar ve barışa giden yolda bazen çatışmanın gerekli olabileceğini söyler. Yaptığı bu iki farklı açıklama da her iki tarafın hükümetince savaş karşıtı ve yanlısı iki kesim tarafından bir dizi dalaverelere yol açar.  Eğer Simon Washington insanının haklarının yanında olursa ve eğer İngiliz tarafında da başbakanın baş danışmanı olan Malcolm Tucker’ın oylamadaki hilelerini durdurabilirlerse savaşın çıkmasını engelleyebilecektirler.

Orada Olmayan Adam (2001)

1949 yazında geçen film, küçük bir Kuzey California kasabası Santa Rosa’da berberlik yapan Ed Crane’in hikayesine odaklanıyor.

Keyifli seyirler.🎥😊

Not: Film açıklamaları Beyazperde’den alınmıştır.

Seval Dağlı

Felsefe mezunu. Araştırmacı. Çok gezer. Çok sever.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: