Zoom ile Yeni Bir Başlangıç Yaptık Ama Özel Alanımızı Nasıl Koruyacağız?

Pandemi dönemi ile birlikte artık çalışma ve öğrenme şekillerimiz de değişti. Daha önce birisi size, ‘İş arkadaşlarınızın her zaman sizi evinizin içinde gördüğü bir dünyaya kaydolmak ister misiniz?’ diye sorsa, muhtemelen ‘hayır’ derdiniz. Ama artık istesek de istemesek de böyle bir dünyaya kaydolmak zorundayız.

Kişisel ve profesyonel alanlarımız her zaman birbirinden farklı olmuştur. Ancak her ikisinde de birçok yönden davranış kuralları aynıdır. 

Şimdi bu iki dünya birleşti”

Artık salon ve mutfaklarımızdan birkaç adım ötede konumlandırılan çalışma masamız ve bilgisayarımız bize iki dünyada aynı anda var olma imkânı veriyor. Tabi bu durumda çalışma arkadaşlarımızın ya da okul hocalarımızın oda arkadaşımız olmadığını unutmamız da kolay oluyor.

Kullandığımız uygulamaların barındırdığı tehlikelere rağmen, her şeyi dizüstü bilgisayarımızda yapmak bize çok cazip gelmekle birlikte, “özel alanımızı korumak” hala çok önemli!

Birçoğumuz şimdi “İşe/Okula terlikle geldim!” kabusunu yetişkin versiyonlarıyla yaşıyoruz. Örneğin; açık kamerada deşifre olan, arkanızdaki duvarda asılı duran çıplak bir otoportre, görüntülü sohbette ortaya çıkıyor. Ya da kitaplığınızda duran sosyete dergileri koleksiyonunuz. Veya sandalyede asılı kalan iç çamaşırınız…

Peki tüm bu rezaleti nasıl önleyeceğim?

Öncelikle, ihtiyacınız olmadığında kameranızı kapatın”

Videonuzu kapatma konusunda endişelenmenize gerek yok. Eğer doğru yolu izlediyseniz sizi kimse göremez.

“Toplantıdan önce mutlaka hazırlık yapın”

Görüşme başlamadan önce kameranızın göstereceği alanı kontrol edin ve ortalığı toplayın. 😊

Kameranız açıkken bilgisayarınızın duvara baktığından emin olun”

Bunun tercümesi şu; ekrana yalnızca sizin görüntünüzün sığacağı bir açı ayarlayın.

“Asla tüm ekranınızı paylaşmayın, sadece belirli bir uygulamayı paylaşın”

Toplantıya ev sahipliği yapıyorsanız, diğer kişilerin ekranlarını paylaşma yeteneklerini devre dışı bırakabilirsiniz. Ve kendi ekranınızda bulunan olmayacak uygulamaları da deşifre etmemek için yalnızca o an için gerekli olan görüntüyü ve uygulamayı paylaşın.

“Kendinizi sessize alın”

Söz sizde olmadığı sürece mikrofonunuzu kapalı tutun. Aksi halde boş bulunup söyleyeceğiniz her kelime başınıza büyük işler çıkarabilir.

Yöntem basit, çok hızlı bir şaka yapın ve hemen hiçbir şey olmamış gibi devam edin. 😊 Unutmayın, o an siz ne kadar az tepki verirseniz, diğerleri de o kadar az tepki verecektir.

Bu, yaptığınız görüşme veya toplantıya göre değişir. Ama en azından görüşmenin başında orada olduğunuzu göstermenin iyi bir fikir olacağı kesin.

Sunum yapmadığınız bir toplantıysa, ortaya çıkmak, gülümsemek, insanları selamlamak ve insanlar konuşmaya başladığında kameranızı kapatmak güzel olacaktır.

Videoda görünmek, oradaki diğer bireyleri desteklemek için de güzel bir yol olabilir. İnsanlar kameralarını kapattığında ve sesi kapatıldığında ve yalnızca bir kişi görünüp konuşurken, ortam sıkıcı ve bayat bir hal alabilir. Gerçek zamanlı olarak beden dili geri bildirimi vermek isteyenler için de kamerayı açık tutmak iyi olacaktır.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: