Gerçeklik Algını Değiştiren Sosyal Medyaya Karşı Kendi Mükemmelini Yarat

Merhaba sevgili sen. Her sabah kalktığında ılık limon suyu içmek zorunda değilsin. Güne mutlu başlamak zorunda değilsin. Her gün spor yapmak ve sağlıklı beslenmek zorunda değilsin. Fit tatlılar yapmak zorunda değilsin. Mükemmel kombinler yapmak zorunda değilsin. Her gün filtre kahve içmek zorunda değilsin. Her gün kusursuz görünmek zorunda değilsin. Haftada 1 kitap bitirmek zorunda değilsin. Her konuda fikir sahibi olmak zorunda değilsin. Normal olmak zorunda değilsin. Farklı olmak zorunda değilsin. İstemediğin hiçbir şey olmak zorunda değilsin ve sen yetersiz değilsin!

Orada Görünenin Gerçeklikle Bağdaşması İmkansız

Uzun zamandır özellikle Covid-19 ile birlikte sosyal mecralarda ev hayatının, günlük yapılan aktivitelerin paylaşımı çok yaygınlaştı. İnsanlar kendilerine bir uğraş bulma yoluna gitti. Yeni yemekler öğrendi, el işi yaptı, kitaplar bitirdi, puzzlelar yaptı, diyetlere girdi, tavsiyeler verdi, spor yaptı… Daha birçok etkinlik yapıldı ve paylaşıldı. Her şey güzel ama bu durum çok tehlikeli bir algının ortaya çıkmasına sebep oldu. Artık insanlar herkesin her şeyi mükemmel yaptığını düşünüyor.

Sosyal medya bize pandemi döneminde şunu daha çok aşıladı: “Eğer bunları yaparsan güne harika başlarsın ve mutlu huzurlu bir hayatın olur. Eğer bunları yaparsan kendini sevmezsin, mutsuz bir hayatın olur”. Peki neden? Neden tüm insanlar aynı şeyden zevk alsın veya aynı şeyi yapınca mutlu olsun ki? Böyle bir şey zaten mümkün değil. Fakat algı yaratma dediğimiz şey burada devreye giriyor ve yetersizlik hissi kendini göstermeye başlıyor.

Popüler Olan Herkese Hitap Etmek Zorunda Değil

İnfluencer dediğimiz kişilerin etkileşimleri dolayısıyla hayatlarına çok daha yakınen şahit olabilmekteyiz. Popüler öğelerin onların çevresinde daha çok yayılması ve kabul görmesi gayet olağan ve normal bir durum. Popüler olan her şey herkese hitap edecek diye bir kaide yoktur. Öncelik olarak bunu anlayıp, kabullenmemiz gerekir. Sosyal mecrada paylaşılan her görüntünün gerçek olduğuna inanırsak kendi yolumuzu kaybederiz.

Bilinçli bir sosyal medya kullanıcısı olmamız gerekir ki bize zararlı olan etkileşimleri kendimizden uzaklaştırabilelim. Kimse 1 hafta boyunca sadece yatıp yemek yediği videoyu paylaşmayacaktır, paylaşmaz, paylaşamaz. Sanal dünyada iş yapan insanlar olduğunu bilip kabullenmeliyiz.

Eğer sanal mecrada %100 samimiyet ararsak maalesef ki hayal kırıklığı yaşama olasılığımız çok yüksek olacaktır. Beklenti ve gelen içerik arasında bir orantısızlık olduğunda ise öfke, kin, saldırganlık duyguları baş göstermeye başlıyor. Kimseye kızmaya, kimseye saldırganca davranışlarda bulunmamıza gerek yok. Sen eğer yapmak zorunda olmadığın şeylerin farkındaysan, bunun bilincindeysen kendini yetersiz hissetmeyeceksindir.

Yapman Gereken İlk Şey Kendi Mükemmelini Yaratmak

Hiçbir zaman kimse mükemmel olmayacak ama buna çabalayacaktır. Çabalama yolunda yürürken zorunluluklarla mı hareket etmek istersin yoksa kendi çizginle kendi mükemmelliyet algını yaratıp öyle mi devam etmek istersin? Soruları başkalarına değil kendine sor. Sen kendin için neyin sana iyi geldiğini, neyin seni mutlu ettiğini bilirsin.

Sosyal mecranın seni saldırganlaştırmasına, yetersiz hissettirmesine izin verme. Orada herkes işinin patronu. Herkes insan ve herkesin yapabilirlikleri, hobileri, yetenekleri, zevkleri farklı. Her paylaşılan görüntünün gerçek, paylaşılmayan şeylerinde sahte olduğuna inanma. Kendi zihnine bunu kabullendir. Kendi bedeninin de ruh sağlığının da en iyi farkında olan kişi sensin. Kendi seçimlerini sev.

One thought on “Gerçeklik Algını Değiştiren Sosyal Medyaya Karşı Kendi Mükemmelini Yarat

  • 22 Şubat 2021 tarihinde, saat 13:43
    Permalink

    Okurken sanki bana yazılmış gibi hissettiğim, beni etkileyen güzel bir yazı olmuş . Maalesef ki yazının başında bahsedilenleri ben kendime pek söyleyemiyorum. Bütün o sosyal medyada gördüklerim beni fazlaca etkiliyor, kendimi yetersiz hissetmeme sebep oluyor ve yanlış yaşadığımı düşünmemi sağlıyor. Kendime bu konuda başta yazılanları söyleyemediğim için, çözümü sosyal medyadan olabildiğince uzaklaşmakta buldum. Aslında sosyal medyayı kullanmayı seven biri olarak uzaklaşmak da bana bazen kötü geliyor. Sosyal medyayı düzenli kullandığı halde kendi yolundan giden ve kimseden çok etkilenmeyen insanları imreniyorum. Şu zamana kadar başaramasam da, bundan sonra kendi seçimlerimi sevmeyi deneyeceğim. Çoğunluğun bu konulardan muzdarip olduğunu düşündüğüm şu dönemde, bu güzel hissettiren yazı bana ulaştığı için çok şanslıyım. Bazı şeyleri daha mantıklı düşünebilmemi sağladığınız için çok teşekkür ederim 🙂

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: