17 Yıl Süren Hayvan Hakları Mücadelesinde Son Basamak

Hayvan haklarıyla ilgili yeni yasa teklifinin önümüzdeki haftalarda kanunlaşması bekleniyor. Hepimizin gözü kulağı yasanın çıkacağı günde. Bu yasayla artık hayvanların yaşama hakkı en az bizimki kadar korunacak. Peki, sabırsızlıkla beklediğimiz hayvan hakları kanunu hayatlarımızda neyi değiştirecek? Konu ile ilgili merak edilenleri Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Ankara Temsilcisi Pelin Sayılgan ile konuştuk.

HAYTAP Ankara Temsilcisi Pelin Sayılgan

Özellikle hayvan hakları savunucularının yoğun mücadele verdiği Hayvan Hakları Yasası’nın taslağı ile ilgili henüz net bir paylaşım yapılmadı. İçeriği konusunda tam bilgiye sahip olmadığımız yasa hakkında bakanlar ve milletvekilleri tarafından önümüzdeki günlerde çıkacağı konusunda açıklamalar geliyor. En son Ak Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in, ”Hayvan Hakları Yasası iki hafta içinde mecliste!” şeklinde yaptığı açıklama, vatandaşlar tarafından umutla karşılandı. Ancak yasanın hala meclisten geçmemiş olması ve kamuoyuna sunulan birkaç madde endişe verici olarak görülüyor. HAYTAP Ankara Temsilcisi Pelin Sayılgan konu ile ilgili önceliğin, hayvanlara yapılan istismar ve şiddetin, kabahatler kanunu kapsamından çıkıp ceza kanunu kapsamına girmesi ve hapis cezası alabilmesi olduğunu belirtti.

”Hak İhlalleri Bir Zincirdir ve Hayvanlar Bunun En Zayıf Halkasıdır”

Hayvan haklarının öncelik sıralamasında en aşağılarda olduğu bir anlayışın varlığı söz konusu. Bu anlayışı yok etmemiz gerektiğini savunan Pelin Sayılgan, ”Hak ihlalleri bir zincirdir ve hayvanlar bu zincirin en zayıf halkasını oluşturur. Zayıf halka koptuğunda bütün zincir dağılır” diyerek hayvanlara yapılan istismar ile çocuk ve kadınlara yapılan istismarın bir bütün olduğunu belirtti. Bu konu ile ilgili Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Sevil Atasoy’un raporuna dikkati çeken Sayılgan, ”Dünyada meşhur seri katillerin ilk denemelerini hayvanlar üzerinde yaptığı belirlendi. Bu bilimsel bir gerçek! Bugün hayvana şiddet uygulayan yarın insana da uygulayacak. Biz hayvana şiddeti önleyemediğimiz sürece çocuk istismarını da kadın cinayetlerini de önleyemeyiz. Hepsi bir bütün. Birbirlerine karşı bir üstünlükleri yok.” dedi.

”17 Yıllık Mücadelemizin Bir Ürünü Olan Bu Kanun, Bize Göre Yetersiz”

HAYTAP Ankara Temsilcisi Pelin Sayılgan

Pelin Sayılgan, hayvan hakları yasa tasarısının meclisten geçmesi durumunda ilk ve önemli bir adımın atılacağını, bunun iyi bir başlangıç olduğunu belirtirken, 17 yıl süren bir mücadelenin sonunda çıkarılacak olan kanun maddelerinin yetersiz olduğunun da altını çizdi. Henüz tamamından haberdar olmadığımız yasa taslağında, hayvana şiddet uygulayan kişilerin 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası alacağına dair bir madde olduğunu biliyoruz. Ancak Sayılgan, ceza alt sınırının 6 ay olması konusunda endişe duyduklarını belirtti. Çünkü alt sınırı 6 ay olan hapis cezaları para cezasına dönüştürülüyor ve kişi işlediği suça rağmen serbest bırakılıyor. Bu durumda yasanın, hayvana şiddet veya istismar meyili olan bireylerde caydırıcı olmasını engelleme olasılığı söz konusu. Dolayısıyla verilen ceza bu şekilde, hayvan hakları savunucuları tarafından yetersiz görülüyor. Maddenin tek olumlu yanı ise suçun, kişilerin siciline işlenecek olması.

”Hayvan Satışlarının Yalnızca Petshoplarda Yasaklanması, Sorunu Çözmek İçin Yeterli Olmayacak”

Hayvan satışlarının yalnızca petshoplarda yasaklanmasının, hayvan üretiminin engellenmesi için yeterli görülmediğini ifade eden Sayılgan, ”Bizim talebimiz, üretim çiftliklerinde de hayvan üretiminin ve satışının engellenmesi yönünde. 10 yıl boyunca yurt dışından hayvan ithalatı, kaçak merdiven altı üretimler, üretim çiftlikleri ve petshoplar olmak üzere hepsinde hayvan satışının yasaklanmasını ve üretimin durdurulmasını istedik. Çünkü sokaklar ve barınaklar hayvanlarla dolu ve buralarda hayvanlar müthiş bir hızla çoğalıyorlar. Bir çift hayvandan 6 yılda 60 bin tane köpek ürüyor. Bu sebeple eğer ana vanayı kapatıp akışı kesmezsek, sadece belediyeleri kısırlaştırmayla yükümlendirerek bu sorunun altından kalkamayız.” diyerek, popülasyonun kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.

”Meclis İçin İtici Güç, Toplum Oldu”

5199 sayılı kanuna göre hayvanlar kısırlaştırılır, aşılanır ve sokağa geri bırakılırlar. Doğal olarak sokaklar bizim olduğu kadar hayvanların da evi. Pelin Sayılgan, bizlerin vatandaş olarak hayvanların sokakta yaşama hakkına saygı göstermek, onları desteklemek ve hayatta kalmalarını sağlamak zorunda olduğumuzun altını çizdi. Onları koruma ve destekleme konusunda örgütlü ve bilinçli bir mücadelenin büyük oranda etkili olduğunu ifade ederek, ”Biz toplumsal bir bilinci ve duyarlılığı yarattık. Burada meclis için itici güç , toplum oldu” dedi.

Hukuk mücadelelerinin uzun ve zorlu bir yolculuk olduğunu hepimiz biliyoruz. Özellikle hayvanlar söz konusu olduğunda bu mücadele biraz daha zorlaşıyor. Sayılgan, hayvan hakları savunucuları ile birlikte verdikleri zorlu mücadelenin sonunda çıkarılacak olan bu yasayı yetersiz gördüklerini ancak yeni bir dönemin başlangıcı için önemli bir adım olduğunu ifade etti.

Bizler de hayvanların artık eşya değil can olarak görüleceği bu yasanın bir an önce çıkarılmasını umut ediyor ve mevcut durumun eskisinden daha iyi olacağına inanıyoruz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: