Büyük Hirodes: Acımasız Bir Kralın Hikâyesi

Kimsenin sizi sevmediğini bilseydiniz ne yapardınız?

Yüzyıllar önce yaşamış Yahudi kral, bu soruya korkunç bir cevap verdi. ‘Masumların Katli’ vakası ile adını tarihe yazdıran acımasız ve paranoyak Herod, Filistin’e dehşet dolu günler yaşattı. Yaşamındaki en büyük isteği Hz.İsa’yı öldürmekti.

Herod, İshak Peygamberin oğlu Esav’ın soyundan olan Edom kavminden geliyordu. Ailesi birkaç kuşak önce Yahudiliği benimsemişti. Babası, Julius Caesar ile dostane ilişkiler kurmuş bir yetkiliydi. Herod, bu sayede Celile valiliğine atanmıştı.

Babasının ölümünden sonra bölgede kaos dönemi başlayınca Herod, Roma’ya kaçmış ve burada Marcus Antonius’un desteğini alarak Filistin’in güneyindeki Yahudiye eyaletinin kralı olmuştu. Bu eyalet, Hz.İsa’nın doğduğuna inanılan Beytüllahim şehrini de kapsıyordu.

Ne var ki saltanatının ilk yıllarında Kleopatra ile yaşadığı rekabet yüzünden istediği etkiyi sağlayamamıştı. Gölgede kalmaktan nefret ediyor ve Kleopatra’yı geride bırakmak istiyordu.

Bunun üzerine M.Ö 30’da Kleopatra’nın aldığı toprakların çoğunu ele geçirdi. Atina ile geliştirdiği iyi ilişkiler sonucunda Olimpiyat oyunlarının himayesini aldı. Böylece Filistin, Akdeniz dünyasında büyük bir prestij kazanmış oldu. İnşaat ve restorasyon projeleri başlattı. Kudüs tapınağını yeniledi. En iddialı projesi ise Kudüs’ün 11 km güneyindeki Herodium Kalesiydi.

Kleopatra’yı geride bırakmak bir yana, tüm bunları aslında halkı tarafından benimsenmek için yapıyordu. Ancak Yahudiler onu bir türlü sevememişti. Soyunun İshak peygambere dayanması ve Helenistik kültürden etkilenmiş olması nedeniyle halkı tarafından istenmiyordu. Herod’un kendisini en imanlı Yahudi olarak tanımlaması, kabul görülmek için yeterli değildi.

Tüm çabası, sahip olduğu dini inanç konusunda Yahudileri ikna etmek üzerineydi. Ancak sevilmek için harcadığı bu çaba zaman içinde yerini öfkeye bırakmıştı. Ne yaparsa yapsın halk, Herod’u kabullenmemekte ısrarcıydı çünkü.

Sevgi görmediğiniz bir halka hükmettiğinizi düşünün! Büyük bir kral olmak sizi yine de tatmin eder miydi?

Herod için bu sorunun cevabı kesinlikle olumsuzdu. Hiddet doluydu ve öfkesinin ilk kurbanları yakın çevresi olmuştu. İlk olarak eşinin dedesini, tahtına göz diktiği iddiasıyla öldürtmüş, ardından bir tören sırasında Yahudilerin ağlamasını bahane ederek başhahamı boğdurtmuştu.

Tüm bunları gören eşi kendisinden gitgide soğuyordu. Herod’un kız kardeşi ise bu noktada gidişata müdahale etmeye başlamıştı. Taht için türlü entrikalar çeviren kardeşi, Herod’a eşinin onu aldattığını söylemiş, bunun üzerine Herod deliye dönmüştü. Önce eşini sonra da kendisine komplo kurdukları gerekçesiyle öz oğullarını idam ettirerek etrafına korku salmıştı.

Peki, Herod’un Hz. İsa’ya duyduğu kin hangi noktada başladı?

Üç kahin, Herod’a kendisini tahttan indirecek olan mesihin yakında doğacağını haber verdi. Bu haber üzerine çileden çıkan Herod, Beytüllahim’de son iki yılda doğan tüm erkek çocuklarının katledilmesini emretti ve bu olay, ‘Masumların Katli’ olarak tarihe geçti.

Sevilmediğine dair duyduğu inanç Herod’u öylesine delirtiyordu ki, ölümünden sonra Yahudilerin büyük sevinç duyacağını düşünüp adeta kahroluyordu. Ölümünün ardından halkının yas tutması konusunda büyük bir takıntısı vardı. Paranoyadan doğan isteklerin önüne bir türlü geçemiyordu.

Peki bu ve benzeri takıntılar, Herod’a başka neler yaptırttı dersiniz?

Ölümünün ardından 1000 kadının eşinin idam edilmesi emrini vermiş, bunun için ömrünün son günlerinde 1000 erkeği zindana attırmıştı. Ancak halk, o öldükten sonra bu emri yerine getirmedi.

Herod, MÖ 4’te bahar aylarında böbrek yetmezliğinden hayatını kaybetti ve defni Kudüs’ün güneyindeki Herodium Kalesine yapıldı.

Acımasız bir kral olan Herod’un mezarı, 35 yıllık yoğun araştırmalar sonucu 2007 yılına gelindiğinde henüz keşfedilebilmişti.

Peki, bu bilgilerden sonra Herod hakkında siz ne düşünüyorsunuz?

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: