Sıra Dışı Bir Müzisyen: ‘John Cage’

“İnsanların yeni fikirlerden neden korktuklarını anlamıyorum. Ben asıl eski fikirlerden korkarım. “

John Cage ✒✒

Besteci, yazar, müzik teorisyeni, baskıcı ve filozof unvanlarını omuzlamış; 20. yy’ın en önemli sanatçılarından biridir ‘John Milton Cage’.

Bu yazımda yaratıcılığı ile ön plana çıkmış olan Cage hakkında sizlere bazı önemli bilgiler vermek istedim. Pek çok zihne ilham kaynağı olan sanatçıyı gelin daha yakından tanıyalım. 🙂

Müziğe Önemli Bir Katkı: Pre-Pared Piano (Hazırlanmış Piyano)

Çok küçük yaşlardan itibaren müzik aletleri ile içli dışlı olan Cage, kendi zihin ürünü olan bir piyano tasarlamıştır. İsmi: ‘Hazırlanmış Piyano’.

Avant-Garde (Yenilikçi) Müzisyen

“Kendini tekrarlamak” pek çok sanatçının içine düşmekten korktuğu karanlık bir kuyudur. Ancak söz konusu Cage olduğu zaman tekrarlanan bir işe rastlamanız mümkün değil. Her zaman yeniyi arayan ve bulan bir sanatçıdır çünkü o.

Sessizliğin Sesi: 4’33”

29 Ağustos 1952’de tek bir nota çalmadan, piyano kapağını kapatıp kronometreyi çalıştırdığı ve hareketsiz bir şekilde beklediği ‘Dört dakika otuz üç saniye’ isimli yapıtı ile pek çoklarının olumsuz tepkisine maruz kaldı. Mesajı belliydi aslında. Sessizliğinde sesi var, tek yapmak gereken dinlemek. Söz konusu eser ile yaratıcılığını ön plana çıkardığını düşündüğümüz John Cage, sessizliğin müziğin oluşumunda önemli bir paya sahip olduğunu vurgulamak istemiştir. Bunun yanı sıra interaktif bir müzik elde edebilmek adına sessizliğe verilen tepkilerin (kahkaha, şaşkınlığı belirten sözler vs.) kendiliğinden bir beste doğurduğunu öne sürmüştür.

Çalışmalarının Merkezine Aldığı Bir İlke: “Rastlantı”

Belirlenmemişlik, rastlantısallık ilkelerini benimseyen Cage, eserlerini oluştururken daima bu çizgide hareket etmiş ve bunun yeniliği doğuracağına inanmıştır. Kapsamlı bir müzik albümü olan ‘HPSCHD’, Cage’in rastlantısal ilke doğrultusunda gerçekleştirdiği, bilgisayar algoritmalarını birleştirerek sıra dışı sesler elde ettiği bir projedir.

Doğu Felsefesi’nden Esinlendi

1945’de Hintçe öğrenmeye başlayan Cage, etkilendiği Doğu Felsefesi sebebiyle Zen Budizm üzerine araştırmalar yapmıştır. Yaratıcısı olduğu pek çok yapıtın esin kaynağı Doğu Felsefesi’dir.

80 Yaşında ‘Hayata Veda’

12 Ağustos 1992 tarihine gelindiğinde hayata veda eden Cage, kendisinden sonraki nesillere ilham kaynağı olmayı başarmış bir şekilde aramızdan ayrıldı ve isteği üzerine külleri Ramapo dağlarıyla buluşturuldu.

Doğa ile bütünleşen John Cage’i saygıyla anıyoruz. 🙏

“Geçmişi yok etmenize gerek yok. Zaten gitti.”

John Cage✒✒

Seval Dağlı

Felsefe mezunu. Araştırmacı. Çok gezer. Çok sever.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: